20 Eylül 2010 Pazartesi

Duyduk Duymadık Demeyin !!!!


Duyduk duymadık demeyin sayın seyirciler :) Takipçileri zaten bilir ama dalgınlığına gelen,haberi olmayanlara ben hatırlatayım. Eylül ayıyla birlikte tiyatro sezonu açılmış bulunmaktadır :) Meraklıları şu adresten ulaşabilir. http://www.ibb.gov.tr/sites/sehirtiyatrolari/tr-TR/Sayfalar/Anasayfa.aspx


Ben dün akşam Yaz Oyunları adı altında Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda Lüküs Hayat'ı izledim.İlk kez açık havada tiyatro izleme fırsatım oldu. Güzel bir duygu gerçekten.Yaklaşık 4.500 kişi olduğunu söylediler. Oyuncular müthişti. Özellikle Zihni Göktay'a maşallah diyorum.Süperdi. Gidin mutlaka izleyin,izlettirin.Tekrar tekrar :) Çoook eğlenceli,eskimeyecek bir oyun. Güncel olaylara laf atışlar da mükemmeldi :)

Yukardaki adresten tüm oyunlar hakkında bilgi edinebilirisiniz.Sanırım diğer oyunlar da Ekim'den itibaren sahnelenmeye başlayacak.

15 Eylül 2010 Çarşamba

Değişim Zamanı


Oldum olası değişikliklerden hiç haz etmem. Bir şeye alışmışsam onu bırakmamaya gayret ederim.Mesela şu aralar bilgisayarımla sorun yaşıyorum.Artık değiştirme vakti geldi ama o kadar alıştım ki bırakmak istemiyorum. Bir çok elektronik,teknolojik alette de bu böyle. Bırakamıyorum. Bir ruj mu beğendim? Yıllarca aynı rengi kullanabilirim :) Saçımın şekli ve rengi yıllardır aynı. Sadece biraz kısaltmak için kuaföre gidiyorum ama şekli aynı kalmak şartıyla:) Kıyafetlerimi o kadar seviyorum ki yıllardır aynı kiloda kaldım onda da bir değişiklik olmadı. Odamın şekli yıllardır aynı. Her şey yerli yerinde.Kımıldatmıyorum bile. Kütüphanemde sağ üst köşedeki kitap yıllardır orda. Bir kez masamdaki bazı şeyleri değiştirmeye çalıştım,değiştirdim de ama aradığımı bulamadım. Hemen eski haline getirdim :)Dışarı çıktığımda da hep aynı yerde yemek yerim ya da benzer tarzda yemekler olur.

Aslında geçtiğimiz güne kadar benim durumum bundan ibaretti. Ne oldu ben de bilmiyorum ama aniden değişim kararı aldım. Sıkıldığımı hissettim her şeyden.En önemlisi de kendimden sıkıldım. Yıllardır aynadaki aynı yüz,giydiğim aynı tip kıyafet,aynı makyaj ,hep aynı. Biraz değişiklik iyi gelir diye düşündüm ve işe saçımı değiştirmekten başladım.Yıllardır uzun olarak kullandığım saçımı kısacık kestirdim.Sanırım böylelikle kilidi açmış oldum ve gerisi çorap söküğü gibi geldi. Birkaç gün sonra zayıflamaya karar verdim. Kıyafetlerimi beğenmemeye başladım. Aman Allah'ım ne oluyor bana böyle derken;kendimi,bugüne kadar hiç yemek istemediğim tadını da merak etmediğim bir yemeği yemek isterken buldum. Arkadaşımı da alıp hiç yemek yemediğim bir mekanda bu yemeği yedim.

Bu kadarcık şey bile o kadar iyi geldi ki anlatamam... Belki de bugüne kadar çok huzursuzdum ve bunun daha kötüye gitmesini engellemek için değişmekten kaçınıyordum. Ne olduğunu benim de bilmediğim bir şey beni bu duruma itti.Belki de doğru zaman buydu.Kim bilir? Bir kaç gün önceki ben ve yeni ben arasında dağlar kadar fark var.Bunu çevremdekiler de görmeye,hissetmeye başladı ve çok memnunum.Bir kaç güne kadar fiziksel değişiklikler de belirginleşmeye başlayacak ve umarım daha mutlu olacağım.Eskiye de kötü diyemiyorum ama değişim güzel şeymiş :)

4 Ağustos 2010 Çarşamba

Twitter'dayım

Artık ben de twitterdayım. Eğer siz de ordaysanız ve beni takip etmek isterseniz adresim şudur :
https://twitter.com/sanalgercek

Görüşmek üzere...

Ordan burdan bir kaç tavsiye :)




Şu sıcaklarda soğuk ne varsa resmen atlıyorum. Buzlukta bir kaç tane pet şişe bulunduruyorum. İçmek için beklemem gerekiyor ama buzluktan çıkardığımda 5-10 dk da bir kısmı erimiş oluyor zaten. Bu aralar yapılacak en iyi şeylerden biri bol bol su içmek, soğuk soğuk karpuz yemek ve tabii ki dondurma yemek bence :)

Dondurmanın her türlüsünü seven biri olarak Carte Dor'un şeftalili dondurması şu aralar favorim. Şeftali seven biriyseniz mutlaka deneyin.Beğeneceksiniz. İçinde şeftali parçacıkları da var. Gayet güzel. Carte Dor'un Karamellisi de çok güzel. Tavsiye ediyorum.



2.alakasız tavsiyem müzikle ilgili :) Şu aralar evde olduğumdan yeni film,dizi,albüm ne varsa izlemeye dinlemeye çalışıyorum. Malum Tarkan albüm çıkardı. Duymayan yok. Bence çok güzel bir albüm olmuş. "Sevdanın son vuruşu","Kayıp","Öp", "Adımız kalbine yaz","İşim olmaz" çok güzel şarkılar. Benim de favorilerim. Her yerde bangır bangır çalıyor zaten.




Diğer tavsiyem de dizilerle ilgili. Psikolojiye ve onunla alakalı dizilere/filmlere meraklı biri olarak gördüğüm zaman kaçırmam izlerim,tavsiye de ederim.Daha önce Lie to Me'yi tavsiye etmiştim.Şimdiki de 'In Treatment' diye bir dizi. Dizide terapist-hasta ilişkileri anlatılıyor. Terapi gören 4 kişi terapistlerine sorunlarını anlatıyorlar ve bölümler ilerledikçe gerçekten ilginç bağlantılar ortaya çıkıyor. Haftanın 4 günü hastalarıyla ilgilenen terapist,5.gün kendisi bir terapiste gidiyor ve haftanın analizini yapıyorlar. Terapist zaman zaman hastalarından yola çıkarak kendi hayatını sorgulamaya başlıyor.Şimdiye kadar 2 sezon yayınlanmış ama 3.sü de yayınlanacak. Diziyi izlemek isteyip de bulamayanlar bana mail yollayabilirler. Bulabilecekleri bir adres verebilirim.


30 Temmuz 2010 Cuma

Tavsiyemdir!



Uzun zamandır sinemaya gidemeyen biri olarak çoğu filmi kaçırdım.Dvdden ya da internetten izleyerek bugünlerde açığı kapatmaya çalışıyorum. Geçen gün izlediğim bir filmi tavsiye edeceğim.Ferzan Ozpetek'in "Serseri Mayınlar" filmi. Gerçekten çok güzel, çok sıcak bir film. Film İtalya'da geçiyor.Izlerken bol bol Italya sokaklarını da görmüş oluyoruz. Çok güzel bir yer. Filmin konusu da dikkat çekici. Gay olan ve bunu ailesine söyleyemeyen,üstelik istemediği bir işi yapan birinin konusu işleniyor. Yan karakterler de oldukça sağlam.Bunun yanında hayata dair önemli tavsiyeler de bulabileceğiniz hoş bir film. Şiddetle tavsiye edilir.

Filmi tamamlayan en önemli şey müzikleridir. Serseri Mayınlar filminin müzikleri de çok hoş. Benim en çok beğendiğim Nina Zilli-50 Mila şarkısı oldu. Bu arada Nina Zilli müthiş bir ses. Bu filmden sonra diğer şarkılarını da dinledim.Onlar da çok güzel. Bu kadar güzelliği bir araya getirdiği için Ferzan Ozpetek'e teşekkürler.

16 Temmuz 2010 Cuma

Şimdi bunlardan biri olsaydı :(((((
















Birkaç yıldır tatil yapamayan biri olarak artık canıma tak etti. Denize girmeyi güneşlenmeyi özledim. Deniz görünce ağlamak istiyorum artık o derece. Ama yine tatil yok yok yok !!! Ben de böyle resimlere bakıp iç geçiriyorum .Yapacak bir şey yok!! Şimdi denizde olsam iyi olurdu diye düşündüm.
İstanbul'da olanlar yanıyor zaten. Hava çok sıcak.Nem çok fazla. Dışarı çıkınca boğuluyorum resmen.Nefes alınmıyor :S
Eh bir yağmur fena olmazdı yani .Ama öyle hasara yol açacak gibi yağmasın. Sel olmasın kimseye bir şey olmasın. Hava biraz serinlesin,rüzgar essin, sakin sakin yağsın geçsin:) Lütfeeennnn !!!


Not : resimler internetten alınmıştır.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Dizi Tavsiyesi ...


Şimdiye kadar film önerilerim olmuştu ama dizilerden pek bahsetmemiştim. Geçen gün yeni bir diziyi seyretmeye başladım adı "Lie to Me" . Konusu hayli ilgimi çekti. Ana karakter Dr.Lightman insanların yüzlerinden,dudak,göz ve çene hareketlerinden,duruşlarından,omuz hareketlerinden,konuşma şekillerinden yalan söyleyip söylemediklerini anlıyor. Ayrıca bu hareketleri önce dizideki karakterler üzerinde gösteriyor,daha sonra da ünlü kişilerin yayınlanmış konuşmalarından,fotoğraflarından örnekler vererek açıklıyor. Günlük hayatımızda da yaralı olacak bilgiler içeren güzel bir dizi bence.