5 Haziran 2010 Cumartesi

2 Film Birden



Şimdi size 2 tane benzer konulu filmden bahsedeceğim birincisi Possession ikincisi de Birth.


Possession'u izleyeli çok uzun zaman oldu. Başrollerinde Sarah Michelle Gellar (Jess)ve Lee Pace(Roman) oynuyor.Jess ve eşi mutlu bir evlilik sürdürürken bir gün bu mutluluklarına gölge düşüyor Jess'in eşi ve kardeşi Roman kaza geçiriyorlar.Bu kazada maalesef Jess'in eşi Ryan hayatını kaybediyor;ancak Roman kurtuluyor.Bu andan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. Roman,Ryan olduğunu iddia ediyor. Ryan'ın ruhunun kaza sırasında kendisine geçtiğini iddia ediyor ve buna Jess'i de inandırmak için uğraşıyor. Aslında amacına ulaşıyor da. Bu arada Jess yine de şüphe duyuyor ve bir taraftan araştırma yapmaya,en ufak bir ipucu bulmaya çalışıyor.Sonunda bazı şeyler ortaya çıkıyor.Sonunda heyecanla ne olacağını beklediğiniz ilginç bir film.Bence seyredin.



Diğer film Birth.Daha dün izledim. Başrolde Nicole Kidman (Anna)var. Bu filmde de Anna 10 yıl önce eşi Sean'ı kaybediyor ve o günden beri hayatına kimseyi sokmuyor.Ta ki Joseph'le tanışana dek. Joseph'le evlilik kararı aldığı gün 10 yaşında bir çocuk Anna'ya geliyor ve evlenmemesini söylüyor.Hatta daha da ileri gidip kendisinin aslında ölen eşi Sean olduğunu söylüyor.Reenkarnasyona uğradığını söylüyor.Önceleri Anna ve etrafındakiler buna inanmıyor. Ama küçük Sean öyle şeyler söylemeye başlıyor ki herkes şaşırıyor.Anna'yla sadece ikisinin bildiği olayları bile anlatıyor.Sonunda Anna'yı ikna ediyor.Bu olaylarla herkesin hayatı alt üst oluyor. Filmin sonlarına doğru daha da ilginç şeyler oluyor ama daha fazla yazarsam sonunu söylemiş kadar olurum.İlginç bir film bence. İzlemeye değer en azından.

27 Nisan 2010 Salı

Dinlemekten Bıkmadığım Bir Parça Daha...

Kimbilir kaçıncı dinleyişim ... Herhalde dinlemekten hiç bıkmayacağım. Hem sözler hem de müzik çok hoşuma gidiyor.

Beyonce- Halo



Ayrıca Beyonce'nin Broken Hearted Girl parçası da gayet güzel.Tavsiyemdir.
(resim internetten alınmıştır)

23 Nisan 2010 Cuma

Sıkıntı varsa çözümü de var :)


Ço...ok yoğun bir Şubat-Mart ve Nisan ayı geçirdikten sonra nihayet bloga bakabildim. 3 aydır hesabıma bile girmiyordum.Çünkü girsem çıkamayacağımı biliyordum.En son şubat ayında girmişim bloga ve 2 yazı yazmışım. O günden beri başımı kaşıyacak vaktim yoktu her gün dolu dolu geçti. Yazacak şeyler de vardı ama zamanaşımına uğradı bir çoğu ne yazık ki:(

Neyse ki o günler geçti ama sadece 1 aylığına. O zamana kadar da buralarda olmaya ,yorumlar yapmaya çalışacağım. Şu günlerde kendimi;kendime zaman ayırmaya, dinlenmeye,yarım kalanları tamamlamaya, arananları bulmaya ve sıkıntılarımı gidermeye adadım. Başlıkta da yazdığım gibi sıkıntı varsa çözümü de var. Eğer siz de sıkıntılı bir insansanız benim gibi ve ne yapacağınızı bilemiyorsanız umarım yardımcı olabilirim. Sıkıntıya tavsiyelerim şunlar :

- Film izlemeyi çok seven ve arşiv yapan biri olarak öncelikle şu son 3-4 ayda kaçırdığım bütün izlenmeye değer filmleri izlemeye çalışıyorum. Tabii ki hepsini izlemek için vaktim yok ama unutmamak için elimin altında olmalarını sağlıyorum :) Bir gün hepsini izleyeceğimi umuyorum :) Ayrıca çok eski siyah beyaz filmleri de buldukça izliyorum.Çok güzeller.

-Şu aralar yarım kalan kitapları bitirmeye çalışıyorum. Aynı anda bir kaç kitap okuyorum. Aslında eskiden hepsi bitmiş olurdu ama şu aralar biraz savdım ve şimdi tamamlamak için uğraşıyorum. Kısacası bol bol kitap okuyorum. Gerçekten beyin dinlendiriyor.

-Kitabevlerinin yeri ayrı ama şu aralar biraz da internetten kitap siparişi vermeye başladım. Kitabevlerinde her zaman her kitabı bulmak mümkün olmuyor.Kitap siteleri bu anlamda çok işime yarıyor.Ayrıca gayet indirimli. Çok güzel kampanyalar da oluyor. Bazı sitelerde alışveriş yaptıkça puan da kazanabiliyorsunuz.

-Diğer bir alternatif havaların da düzelmesiyle birlikte yürüyüş yapmak olabilir. Ben yapamıyorum o ayrı :)

-İnternette yapılabilecek çok şey var. Sürekli yeni bir sosyal ağ moda oluyor. Şu sıra Twitter çok moda. Bir çok ünlü şarkıcı,gazeteci,yazar vs. burada güzel şeyler paylaşıyor. Ben de bir kısmını takip ediyorum.Kaçırdığım haberleri ordan bile öğrendiğim oldu.

Bunlar benim söyleyeceklerim ama ben bunlardan da sıkılacağımdan eminim.Yeni şeyler bulmak lazım. Önerisi olanların yorumlarını beklerim :))

8 Şubat 2010 Pazartesi

Hayat bu işte :S





Hayatta öyle anlar vardır ki; gerçekleşmesini çok istediğiniz bazı şeylere bu kadar yaklaşmışken, her türlü engelle başa çıkıp son dönemece girdiğinizde ;

Tamam bu sefer oldu galiba derken, umutlarınızı ona bağlamışken,




Bir de bakmışsınız ki avuçlarınızdan kayıp gitmiş :(
O anda dönüştüğümüz kişi ise ;
A) Yenilmiş
B)Çaresiz
C)İsyankar
D)Hepsi
:(

7 Şubat 2010 Pazar

Kitaplar Hakkında Bir Şeyler...

***Bazıları artık lise gençliğinin yazarı haline geldiğini düşünse de ben Kürşat Başar'ı hala okuyorum. Okuduğum ilk kitabı "Başucumda Müzik"ti. Son derece akıcı, güzel bir kitaptı. Kürşat Başar'ın tarzını çok beğeniyorum. Kitaplarını şimdi ne olacak diye merakla okuyorum,hiç sıkılmıyorum,elimden düşüremiyorum.Kitap isimleri de gayet çekici bence. Bugün bir kitabını daha bitirdim "Sen Olsaydın Yapmazdın, Biliyorum". Zaten ince bir kitaptı (112 Sayfa) 1günde bitti. Bir kitabını daha aldım okumaya başlayacağım. Hem hemen okumak istiyorum hem de biraz ağırdan almak istiyorum. Çünkü sanırım ufukta yeni bir kitap yok :S Belki yazma aşamasındadır, bilmiyorum. Kim ne derse desin ben Kürşat Başar'ı da yazdıklarını da çok beğeniyorum.

***Geçenlerde kitapçıları geziyordum, tabii ki kitap alma amaçlı. Biraz önce de söylediğim gibi Kürşat Başar'ın 2 kitabını aldım. Başka kitaplar da almak istiyordum.Cep kitaplarını çok beğeniyorum hem çantamda fazla yer kaplamıyor ve hafif hem de fiyatları çok uygun.Çoğu yayınevi önceden 20tl ye sattıkları kitabı cep kitabı olarak basıp 9.90tl ye satmaya başladı.Bir kısmı bende mevcut ama bence sayıları daha da artmaya başlamalı.

***Cep kitaplarından başka hoşuma giden ama daha almadığım diğer şey de kitapları set olarak paket halinde uygun fiyata satmaları. Almak istedim ama okumak istediğim kitaplar bu şekliyle karşıma çıkmadı. Olanları da ben zaten zamanında tek tek almışım.

*** Okumak istediğim çok kitap var.Liste yaptım. Popüler kitapları okuyamıyorum malesef. Bu aralar da çok fazla kitap dikkatimi çekmeye başladı ama huyum kurusun :S Alsam da başlayamıyorum.Başlasam da bitiremiyorum.

***Internetten kitap almak istedim ama uygun bir site bulamadım. Çoğunda kapıda ödeme seçeneği yok. Olanları da internetten araştırdım ama sorun yaşayanlar olmuş. Havale yapma seçeneği var uğraşmak istemedim. Kredi kartıyla alma şıkkı da var ama güvenemedim.Ayrıca ben galiba bir kitabı elime almadan evirip çevirmeden alamıyorum. İçine bakmam,arkasını okumam lazım,bunu anladım. Kısacası ben bu internetten kitap alma işinden de vazgeçtim.
***Üye olduğum bazı gruplardan e-book lar da geliyor. Başlarda ilgimi çekiyordu ama bilgisayar başında uzun süre kalınca hele de uzun süre bir şeyler okuyunca göz ağrısı +baş ağrısı oluyor. İsteyene yollarım :)

***Sizlerin okuduğu mutlaka oku dediğiniz kitaplar varsa onları da beklerim. Tavsiyelere açığım.

2 Ocak 2010 Cumartesi

Güzel bir şarkı dinlemek ister misiniz?



GÜZEL BİR SESTEN ÇOOK GÜZEL BİR PARÇA


NANCY SINATRA - BANG BANG



29 Aralık 2009 Salı

Resimler arasındaki farkları bulun bakalım !

Bir önceki yazımda bahsettiklerim üzerine artık yolda giderken hayvanlara daha çok dikkat etmeye başladım. Hayvanlar ve insanlar hakkında daha çok şeye dikkat eder oldum. Düşündükçe çok fazla benzerliğimiz olduğunu gördüm ve bir kısmını fotoğraflarla sunabildim yalnızca.

İlk fotoğraftaki duruma hepimiz defalarca şahit olmuşuzdur,üzülmüşüzdür,elimizden geldiğince belki de yardım etmişizdir. Malesef evi olmayan ya da evi olsa da dışardan bir şekilde yemek ihtiyacını karşılamak zorunda olan çok fazla insan var.

Aynı şekilde dışarda başı boş dolaşan, herhangi bir barınakta veya evde yaşamayan,sahipsiz çok fazla hayvan görüyoruz. Tıpkı 2.fotoğraftaki gibi.Aslında insanlar da hayvanlar da bir hayat mücadelesi içinde. Bir şekilde bir yerde yaşama ve yemek yiyebilme ihtiyacı içindeler. Sadece insanlar düşünebiliyor. Tek fark bu.



3. fotoğraf beni hem güldürdü hem düşündürdü. Tıpkı insanlar gibi onlar da.Eğer durumun iyiyse koltukta oturursun,değilse betonda yatarsın. Bu evin köpeği/kedisi olup özel mamalarla beslenirsin ya da dışarda kendine yiyecek ararsın.






4. fotoğraf aslında tamamen bir önceki yazıyla ilgili. Yoldaki kazaları hepimiz görüyoruz,duyuyoruz ya da bir şekilde haberimiz oluyor.Fotoğraftaki köpek yerinde bir insan da olabilirdi ki olmayacak bir şey değil. Bu fotoğrafta köpek çaresiz bir şekilde diğer köpeğin yanına gitmiş. Bu durumda insanlar da aynı bu şekilde davranıyor zaten hemen yardım etmeye çalışıyorlar. Bu köpek burada çaresiz. İnsan olsa burada ambulans çağırabilir.

Aslında şöyle bir baktığımızda hayvanlarla insanların birbirine ne kadar benzediklerini daha iyi görüyoruz. Onlardan tek farkımız düşünebilmemizken; aramızda onlarca benzerlik bulabiliriz. Hayvanlara insanlara herkese sahip çıkmamız dileğiyle...
Not: Fotoğraflar internetten alınmıştır.