11 Haziran 2009 Perşembe

Gabriel Garcia Marquez'in kaleminden...


Gabriel Garcia Marquez'in kaleminden...

Yaşlı ve çirkin bir tüccar; karşılığını parayla ödeyeceği zevk gecesi için olağanüstü güzel ama taş kalpli bir fahişeye gitmiş...
Sabaha karşı, yaşlı adamın uykuya dalmasını fırsat bilen genç kadın, soyguncu dostlarını çağırmış. Ne var ki tüccar, tilki uykusundan fırladığı gibi olanca gücüyle karşı koymaya, dövüşmeye başlamış.
Haydutlar hem kalabalık, hem de işinin ehliymiş. Onu kolayca köşeye sıkıştırmışlar. Ancak ne kadar vururlarsa vursunlar, bu zayıf ve çirkin bedende hiç yara açılmadığını, can alıcı darbelerin hiç iz
bırakmadığını görmüşler..
Bıçaklarını, kılıçlarını çekmişler...
Ancak en keskin bıçak, en acımasız kılıç bile tüccara hiç bir şey yapamıyormuş.. ..
Sonunda korkup kaçmışlar....
Dövüşü izleyen kadın, yaşlı adamın mucizevi gücünden etkilenmiş, bir kez daha, ama bu kez 'aşk' adına, tüccarla sevişmek istemiş.
Onu hayranlıkla, arzuyla, şefkatle okşamaya başlamış...
Gelgelelim, güzel kadının her dokunuşunda tüccarın bedeninde yeni bir bir yara beliriyormuş.
Dövüşün, darbelerin, bıçakların, kılıçların açtığı yaralarmış bunlar...
Yaralar, içten bir ilgi ve şefkat görene dek gizli kalmışlar. Sonunda tüccar kanlar içinde kadının kollarına yığılmış, ölmüş....
Tam da bu türden hayatlar yaşamıyor muyuz ? Aşktan bunca korkmamız da bu yüzden değil mi ? Kimsenin kollarında yığılıp can vermek istemiyoruz.
Çünkü zaten, her yanımız kılıç yaralarıyla dolu. Ama bir şekilde kapanmış, kabuk bağlamış yaralar onlar....
Nasıl yapmışsak yapmışız, üstesinden gelmişiz...
Ama biri, o kabuk tutmuş yaraları okşamaya başladığında, yaralar tekrar açılıveriyor ve hepsinden oluk oluk kan akmaya başlıyor....
Birine teslim olduğumuzda, kendimizi anlatmaya başladığımızda, içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan revan içinde kalıveriyor.. ..
O yüzden değil mi kendimizi tutmamız? Birine teslim olmaktan korkmamız?
Tedirgin bir şekilde ortalıkta dolanmamız? "Anlatsam mı, anlatmasam mı?" kararsızlığımız.
"Bu sevgi beni acıtır mı?" kuşkularımız..."
Gabriel Garcia Marquez

2 yorum:

Neslihan dedi ki...

hayatımda okuduğum en güzel yazı. evet katılıyorum her sözüne.
"o kabuk tutmuş yaraları okşamaya başladığında, yaralar tekrar açılıveriyor ve hepsinden oluk oluk kan akmaya başlıyor....
Birine teslim olduğumuzda, kendimizi anlatmaya başladığımızda, içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan revan içinde kalıveriyor.. ..
O yüzden değil mi kendimizi tutmamız? Birine teslim olmaktan korkmamız?"
çok doğru. aşkdan bu yüzden korkuyorum. bu sevgide aynı diğeri gibi acıtır mı canımı diye düşünüyorum.

desperately-in-love dedi ki...

ben de çok beğendim neslihan çok güzel gerçekten de. her kelimesi çok doğru.